25 Nisan 2012 Çarşamba

Nerden ve nasıl başladı acılar..


Acı var,gerçek.ona yanlış anlama diyebilirim ama var olmadığını veya herhangi bir zamanda yok olacağını var sayamam.Acı çekme,yaşamımızın koşulu.başına geldiği zaman fark ediyorsun .onun gerçek olduğunu anlıyorsun.tabiki toplumsal organizmanın yaptığı gibi,hastalıkları iyileştirmek,açlık ve adaletsizliği(!) gidermek doğru bir şey.ama hiç bir toplum varoluşun doğasını değiştiremez.acı çekmeyi önleyemeyiz.şu acı bu acı dindirilebilir ama acının kendisi dindirilemezdir ne yazık ki.bir toplum ancak toplumsal acıyı -gereksiz acıyı- dindirebilir o da şüphelidir.içinde bulunduğum topluma karşı ciddi soru işaretleri barındırarak kurulan bir cümleden öteye geçmez.geri kalan acılar yalnızca kalır.Kök olan,gerçek olan acı kalır..
Sevgi,mutluluk bunlarda acının içinden geçen yollardır..Kimse kalkıpta memnun insan profili çizmesin arkadaş ."yaşamımızın gerçekliği sevgide" ,"yaşam dayanışmada","mutluluk olmazsa olmaz" bunlar hikaye.Sevgi,acının içinden geçme yollardan yalnızca biri,bazen yolu ıskalayabilirsin,yönünü kaybedebilirsin ama acı hiçbir zaman ıskalamaz.bu yüzden de acıya dayanmak için yeni bir acı doğar..bu sonsuz döngünün başı kıçı nerde anlamak,yorumlamak lazım..Nerden ve nasıl başladı acılar?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder